Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

CHP’de Büyük Yol Ayrımı...

Yazının Giriş Tarihi: 23.05.2026 17:03
Yazının Güncellenme Tarihi: 23.05.2026 17:05

Cumhuriyet Halk Partisi, Türk siyasi tarihinin en keskin, en karmaşık ve belki de en sancılı virajlarından birinden geçiyor. İstinaf mahkemesinin kurultay için verdiği "mutlak butlan" kararı, Ankara siyasetinde adeta taşları yerinden oynattı ve partiyi bir gecede Kasım 2023 öncesindeki yasal statüsüne geri döndürdü. Ortaya çıkan bu tabloyu sadece soğuk mahkeme maddeleriyle okumak büyük bir hata olur çünkü karşımızda hukukun sınırları ile siyasi meşruiyetin doğası arasında sıkışmış, devasa bir güç mücadelesi var.
​Mahkemenin delege iradesinin sakatlandığı gerekçesiyle verdiği bu iptal kararı, Kemal Kılıçdaroğlu’nu hukuken yeniden anahtarın sahibi konumuna getirdi. Kılıçdaroğlu cephesinden yükselen sesler, bir rövanş arayışından ziyade, partinin asırlık ahlaki değerlerini ve kurumsal kimliğini yeniden tesis etme iddiasını taşıyor. Kılıçdaroğlu'nun "suça bulaşanları barındırmayacağız" çıkışı ve partiyi en güvenli, en uygun zamanda kurultaya götüreceğini ilan etmesi, bir nevi "hakemlik ve restorasyon" döneminin işaret fişeğidir. Onun gözünde mesele basit bir liderlik yarışı değil, partinin kuruluş ilkelerinin ve kurumsal meşruiyetinin korunması meselesidir.
​Madalyonun diğer yüzünde ise Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu ekseni duruyor. Onlar için meşruiyet, mahkeme salonlarında değil, kurultay delegelerinin özgür iradesiyle sandıkta tescillenmiştir. Bu yüzden yargı eliyle gelen bu hamleyi siyaseti dizayn etmeye yönelik bir müdahale olarak görüyorlar. Tam da bu sıkışmışlık içinde, Özgür Özel’in "yedek parti" hazırlığını resmen doğrulaması, siyaset kazanını iyice kaynattı. Özel her ne kadar bu hazırlığın bir bölünme değil, CHP’ye yönelik olası bir kapatma davasına veya seçim dışı bırakılma riskine karşı alınmış stratejik bir önlem olduğunu söylese de, bu durum kamuoyunda "Özel’e özel bir CHP mi kuruluyor?" sorularını kaçınılmaz olarak beraberinde getirdi. İmamoğlu’na yönelik siyasi yasak gölgesinde, iktidar yürüyüşünü korumak adına atılan bu B planı adımı, mevcut yönetimin ne denli sert bir fırtınaya hazırlandığını gösteriyor.
ch​Nihayetinde CHP, kendi içinde iki büyük dalganın çarpışmasına sahne oluyor. Bir tarafta hukukun mühürlediği haklılıkla partinin omurgasını temizlemeye ve sarsılan düzeni onarmaya kararlı bir Kemal Kılıçdaroğlu; diğer tarafta ise toplumsal desteği ve cumhurbaşkanlığı iddiasını "yedek koridorlar" açarak da olsa sürdürmek isteyen Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu ortaklığı var. Bu fırtınadan partinin tek parça halinde çıkıp çıkamayacağını, aktörlerin egoları değil hukukun sınırları ile siyasetin meşruiyet gerçeği arasında kuracakları o hassas denge belirleyecek.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..