Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Son Dakika

KUTAHYA BULTEN - Son Dakika haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Son Dakika haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Doğru Yol Partisi’nden Yunanistan’a Sert Tepki: “Türkiye Mavi Vatan’dan Asla Vazgeçmez” Haber

Doğru Yol Partisi’nden Yunanistan’a Sert Tepki: “Türkiye Mavi Vatan’dan Asla Vazgeçmez”

Yunanistan Parlamentosu’ndaki Türkiye karşıtı açıklamalara Doğru Yol Partisi’nden sert tepki geldi Doğru Yol Partisi Dış İlişkiler Başkanı Bilal Kaya, Yunanistan Parlamentosu’nda Türkiye Cumhuriyeti’ni, “Mavi Vatan” doktrinini ve Türk milletinin egemenlik haklarını hedef alan açıklamalara sert tepki gösterdi. Kaya, Yunan Çözümü Partisi lideri Kyriakos Velopoulos’un Türkiye’ye yönelik tehdit içeren ifadelerinin bölgesel barış ve istikrar açısından son derece tehlikeli olduğunu belirtti. Bilal Kaya tarafından yapılan yazılı açıklamada, Yunanistan Parlamentosu’nda kullanılan söylemlerin “küstah, sorumsuz ve provokatif” olduğu vurgulanırken, Türkiye’nin Karadeniz, Ege Denizi ve Doğu Akdeniz’deki haklarından hiçbir şekilde taviz vermeyeceğinin altı çizildi. “Mavi Vatan Türkiye’nin Egemenlik Hakkıdır” Açıklamada, “Mavi Vatan” anlayışının Türkiye’nin denizlerdeki egemenlik haklarının, enerji güvenliğinin ve ekonomik bağımsızlığının milli ifadesi olduğu ifade edildi. Doğu Akdeniz ve Ege’de enerji kaynakları üzerinden yürütülen tartışmalarda bazı çevrelerin Türkiye’yi bölgesel denklem dışında bırakmaya çalıştığı belirtilirken, Türkiye Cumhuriyeti’nin kendi kıta sahanlığına ve deniz yetki alanlarına yönelik hiçbir dayatmayı kabul etmeyeceği vurgulandı. Lozan ve Paris Antlaşmaları Hatırlatıldı Doğru Yol Partisi’nin açıklamasında, Lozan Barış Antlaşması (1923) ve Paris Barış Antlaşması (1947) çerçevesinde gayri askeri statüde olması gereken adaların silahlandırılmasının uluslararası hukuka aykırı olduğu ifade edildi. Yunanistan’ın yıllardır sürdürdüğü silahlandırma faaliyetlerinin ve Türkiye karşıtı söylemlerinin bölgede güven ortamını zedelediği belirtilen açıklamada, Ege Denizi’nin coğrafi yapısının görmezden gelinerek Türkiye’yi dar bir kıyı hattına hapsetmeye çalışan maksimalist anlayışın hukuki ve siyasi bir karşılığının bulunmadığı kaydedildi. “Türkiye Hiçbir Tehdide Boyun Eğmez” Bilal Kaya açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “Türkiye hiçbir zaman başka ülkelerin egemenlik haklarında gözü olan bir devlet olmamıştır. Ancak kendi egemenliğine, deniz yetki alanlarına, enerji güvenliğine ve milli çıkarlarına yönelik hiçbir tehdide de sessiz kalmaz.” Yunanistan’daki bazı siyasetçilerin iç politika hesaplarıyla Türkiye karşıtlığını körüklediğini belirten Kaya, tehdit dili yerine diplomasi ve karşılıklı saygının esas alınması gerektiğini söyledi. “Türkiye’nin Milli Menfaatlerinden Geri Adım Atılamaz” Doğru Yol Partisi olarak bölgede barışın, istikrarın ve adaletin hâkim olmasını desteklediklerini ifade eden Bilal Kaya, Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik hakları, Mavi Vatan’daki çıkarları, enerji güvenliği ve milli menfaatleri konusunda en küçük bir geri adımın kabul edilmeyeceğini belirtti. Açıklamanın sonunda ise dikkat çeken şu mesaj verildi: “Türkiye’ye parmak sallayanlar şunu çok iyi bilmelidir: Türk Milleti sabırlıdır; ancak vatanına, bayrağına, devletine ve egemenlik haklarına uzanan hiçbir tehdide boyun eğmez.”

Doğru Yol Partisi A Star TV’de Gündem Oluyor: İl Başkanları Ulusal Yayında Türkiye’yi Değerlendirecek Haber

Doğru Yol Partisi A Star TV’de Gündem Oluyor: İl Başkanları Ulusal Yayında Türkiye’yi Değerlendirecek

Türkiye siyasetinde yeniden dikkatleri üzerine çekmeye başlayan Doğru Yol Partisi, ulusal televizyon ekranlarında art arda gerçekleştirilecek canlı yayın programlarıyla gündeme geliyor. A Star TV’de yayınlanan “Yener Saban ile Fikirhane” programında Doğru Yol Partisi’nin farklı illerde görev yapan isimleri Türkiye’nin siyasi gündemini, ekonomi başta olmak üzere toplumsal sorunları ve yerel siyaseti değerlendirecek. Programın ilk yayınında Doğru Yol Partisi İzmir İl Başkanı Sevda İnanlı ile Doğru Yol Partisi Mersin İl Başkanı Nesrin Vural canlı yayında yer alacak. İki il başkanının katılımıyla gerçekleştirilecek programda Türkiye’nin mevcut siyasi atmosferi, vatandaşın ekonomik beklentileri ve merkez sağ siyasetin geleceği masaya yatırılacak. A Star TV ekranlarında gerçekleşecek ikinci önemli yayında ise Doğru Yol Partisi Kütahya İl Başkanı ve Kütahya Bülten İmtiyaz Sahibi Cüneyt Demircan canlı yayın konuğu olacak. Yayında ayrıca Diriliş Bursa Platformu Kurucu Başkanı Mehmet Öztürk de yer alacak. Programda Türkiye gündemi, medya-siyaset ilişkisi, yerel yönetimler ve toplumsal meselelerin detaylı şekilde ele alınması bekleniyor. Doğru Yol Partisi’nin farklı illerden temsilcilerinin ulusal ekranlarda art arda ağırlanması, parti içinde dikkat çeken bir hareketlilik olarak yorumlanıyor. Özellikle son dönemde sahada aktif çalışmalarıyla öne çıkan il başkanlarının televizyon programlarında yer alması, partinin kamuoyundaki görünürlüğünü artıran önemli adımlardan biri olarak değerlendiriliyor. Siyasi kulislerde ise bu yayınların, Doğru Yol Partisi’nin merkez sağda yeniden güçlü bir yapılanma sürecine girdiğinin işareti olduğu konuşuluyor. Parti temsilcilerinin televizyon ekranlarında daha sık yer almaya başlaması, teşkilatların Türkiye genelinde daha aktif bir iletişim stratejisi izlediği yönündeki değerlendirmeleri de beraberinde getirdi. “Yener Saban ile Fikirhane” programının önümüzdeki günlerde farklı Doğru Yol Partisi temsilcilerini de ağırlamaya devam etmesi bekleniyor.

Felçli Hastaya Umut Olan Aparat: Uzman Fizyoterapist Esila Bağdatlı Başardı Haber

Felçli Hastaya Umut Olan Aparat: Uzman Fizyoterapist Esila Bağdatlı Başardı

Felçli Hastaya Umut Olan Aparat: Uzman Fizyoterapist Esila Bağdatlı Başardı Kütahya’da iş kazası sonrası tetrapleji (dört uzuv felci) gelişen bir hastaya umut olan kişiye özel yardımcı aparat, uzman fizyoterapist Esila Bağdatlı’nın öncülüğünde geliştirildi. Kütahya Sağlık Bilimleri Üniversitesi (KSBÜ) bünyesinde yürütülen multidisipliner rehabilitasyon çalışması kapsamında tasarlanan aparat, hastanın uzun süre sonra yeniden kendi başına yemek yiyebilmesine imkan sağladı. Kütahya Yoncalı Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi’nde tedavi süreci devam eden hastanın rehabilitasyonunda aktif görev alan uzman fizyoterapist Esila Bağdatlı, hastanın günlük yaşam aktivitelerine yeniden adapte olabilmesi için yoğun çalışma yürüttü. Hastanın fiziksel kapasitesini detaylı şekilde analiz eden Bağdatlı’nın yönlendirmeleri doğrultusunda, hastaya özel yardımcı aparat geliştirildi. İş kazasının ardından boynundan aşağısında ciddi hareket kaybı yaşayan hasta, uzun süre yalnızca destekle yaşamını sürdürebildi. Tedavi sürecinde ilk olarak oturma dengesi, tansiyon kontrolü ve temel hareket becerileri üzerinde çalışıldı. Sürecin ilerleyen aşamalarında ise hastanın günlük yaşam aktivitelerine yeniden katılımı hedeflendi. Uzman fizyoterapist Esila Bağdatlı’nın hasta üzerinde yaptığı detaylı değerlendirmeler sonrası, KSBÜ Engelsiz Yaşam Merkezi ile koordineli çalışma başlatıldı. Hastanın elini ağzına götürme açısı, kavrama kapasitesi ve hareket kabiliyeti analiz edilerek 3D yazıcı teknolojisiyle tamamen kişiye özel bir aparat tasarlandı. Geliştirilen aparat sayesinde hasta, uzun süredir gerçekleştiremediği yemek yeme aktivitesini yeniden bağımsız şekilde yapmaya başladı. Aynı zamanda kitap okuma gibi günlük aktivitelerde de önemli ilerleme sağlandı. KSBÜ Engelsiz Yaşam Merkezi Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Emrah Afşar, hazırlanan aparatın tamamen hastanın fiziksel ihtiyaçlarına göre üretildiğini belirterek, “Uzman fizyoterapist Esila Bağdatlı’nın hasta üzerindeki değerlendirmeleri doğrultusunda birebir özel tasarım oluşturduk. Hastamız artık temel ihtiyaçlarını daha bağımsız şekilde karşılayabiliyor” ifadelerini kullandı. KSBÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Tekin ise sağlık alanında akademik bilgi ile teknolojinin birleşmesinin önemine dikkat çekerek, hasta yaşam kalitesini artıran uygulamaların desteklenmeye devam edeceğini söyledi. Uzman fizyoterapist Esila Bağdatlı’nın ön plana çıktığı çalışma, Kütahya’da rehabilitasyon alanında gerçekleştirilen hasta odaklı yenilikçi uygulamalar arasında dikkat çekti.

Astsubayların Tazminat İsyanı: “Güçlü Ordular Ancak Adaletle Ayakta Kalır” Haber

Astsubayların Tazminat İsyanı: “Güçlü Ordular Ancak Adaletle Ayakta Kalır”

Türk Silahlı Kuvvetleri’nde görev yapan ve emeklilik sonrası yaşadıkları ekonomik kayıplarla sık sık gündeme gelen astsubayların sorunları bir kez daha kamuoyunun dikkatine taşındı. İlkay Şimşek, yaptığı kapsamlı basın açıklamasında özellikle emekli astsubayların yaşadığı maaş ve tazminat adaletsizliğine dikkat çekerek, mevcut sistemin yeniden düzenlenmesi gerektiğini söyledi. Doğru Yol Partisi Teşkilatlanmadan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı İlkay Şimşek’in açıklamaları, kısa sürede askeri camiada geniş yankı uyandırdı. Özellikle “öz evlat – üvey evlat ayrımı” vurgusu ve “hukukun üstünlüğü mü, üstlerin hukuku mu?” sorusu dikkat çeken başlıklar arasında yer aldı. “Tazminat Sistemi Adalet Duygusunu Zedeliyor” Şimşek açıklamasında, Türk Silahlı Kuvvetleri’nde görev yapan personelin emeklilik sistemindeki çelişkilere dikkat çekti. Emekli yarbay, albay ve generallere verilen; Kadrosuzluk tazminatı Hizmet tazminatı Görev tazminatı Makam tazminatı ödemelerinin, astsubaylar açısından büyük bir adaletsizlik oluşturduğunu ifade etti. Muvazzaflık döneminde hem subay hem de astsubayların “Silahlı Kuvvetler Tazminatı” adı altında aynı temel ödeme sistemine tabi olduğunu belirten Şimşek, emeklilikte ortaya çıkan bu farklılığın kurum içinde ciddi bir kırgınlığa neden olduğunu söyledi. Şimşek, özellikle bazı tazminat isimlerinin kamu vicdanında soru işareti oluşturduğunu belirterek şu değerlendirmeyi yaptı: “Bir bando sınıfı albayın ya da askerî okulda görev yapan bir öğretmenin makam tazminatı alması hangi makamın karşılığıdır? Görev tazminatı yalnızca belirli rütbeler için midir? Astsubay hizmet etmiyor mu?” “Ordunun Omurgası Astsubaylardır” Açıklamasında astsubayların Türk Silahlı Kuvvetleri içerisindeki stratejik rolüne de geniş yer veren İlkay Şimşek, Kara, Deniz, Hava Kuvvetleri ile Jandarma ve Sahil Güvenlik teşkilatlarında teknik, lojistik ve idari alanlarda en kritik sorumlulukların astsubaylar tarafından yürütüldüğünü söyledi. “Astsubayın imzası olmadan uçak uçamaz, helikopter kalkamaz” diyen Şimşek, trilyonluk askeri sistemlerin zimmet ve operasyonel sorumluluğunun büyük ölçüde astsubayların omuzlarında olduğunu ifade etti. Şimşek ayrıca Pençe-Kilit gibi sınır ötesi operasyonlarda en ağır şartlarda görev yapan icra makamının da çoğu zaman astsubaylar olduğunu vurguladı. “Emekli Astsubaylar Geçim Mücadelesi Veriyor” Basın açıklamasında ekonomik sorunlara da değinen Şimşek, çok sayıda emekli astsubayın kredi borçları altında ezildiğini, kira ve temel yaşam giderlerini karşılamakta zorlandığını belirtti. Emekli bir albayın maaşının, görevdeki bir teğmenin gelirine yaklaşabildiğini; ancak emekli astsubayların çoğu zaman görevdeki astsubay çavuş maaşının yarısına dahi ulaşamadığını söyleyen Şimşek, “Adaletsizlik tam da burada başlamaktadır” ifadelerini kullandı. “Moral Kaybı Kurumsal Riske Dönüşebilir” TSK içerisindeki maaş ve özlük hakları dengesizliğinin yalnızca ekonomik değil, psikolojik sonuçlar da doğurduğunu belirten İlkay Şimşek, mevcut durumun personel üzerinde moral ve motivasyon kaybına yol açtığını söyledi. Sicil sisteminin yeniden düzenlenmesi gerektiğini ifade eden Şimşek, mobbing iddialarının önüne geçilmesi için de kurumsal reform çağrısı yaptı. “Bu mağduriyet devam ederse kurum içinde huzursuzluk doğurur. Bu durum düşmanı sevindirir” diyen Şimşek, aidiyet duygusunun ancak adaletli paylaşım ile güçleneceğini belirtti. “Astsubayların Sokakta Hak Araması Düşündürücüdür” 4 Nisan’da gerçekleştirilen büyük astsubay mitingine de değinen Şimşek, askerî bir statünün hak aramak için meydanlara çıkmasının Türkiye açısından düşündürücü olduğunu söyledi. Açıklamasında dikkat çeken ifadeler kullanan Şimşek şu sözlerle çağrıda bulundu: “Ne biz sefer oğluyuz ne subaylar telli oğullarıdır. Aynı geminin yolcularıyız. Bir taraf oksijen solurken diğer taraf karbon dioksit solumaya mahkûm edilmemelidir.” “Güçlü Ordular Yalnızca Silahla Değil, Adaletle Ayakta Kalır” Doğru Yol Partisi Genel Başkan Yardımcısı İlkay Şimşek, açıklamasının sonunda devlet yetkililerine seslenerek, yıllardır dile getirilen sorunların artık ertelenmemesi gerektiğini söyledi. “Çalışmalar devam ediyor” açıklamalarının yeterli olmadığını vurgulayan Şimşek, somut adımlar atılması gerektiğini ifade etti. Şimşek açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Bizler binlerce şehidin kanıyla sulanmış bu topraklarda, al bayrağın ilelebet dalgalanması için sadakat yemini etmiş bir statüyüz. Devletimizden beklentimiz nettir: Öz evlat – üvey evlat ayrımı yapılmaksızın bu sorunun çözülmesidir. Çünkü güçlü ordular yalnızca silahla değil, adalet duygusu yüksek personelle ayakta kalır.”

ODTÜ Provokasyonu, Belediyelere Operasyon ve Devletin Güvenlik Politikaları Masaya Yatırıldı Haber

ODTÜ Provokasyonu, Belediyelere Operasyon ve Devletin Güvenlik Politikaları Masaya Yatırıldı

Aziz Ergen ve Salih Aydemir, Yener Saban ile gerçekleştirilen programda Türkiye’nin gündemindeki kritik başlıkları değerlendirdi. Programda Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nde yaşanan olaylardan belediyelere yönelik operasyonlara, terörün finansmanından devlet kurumlarının koordinasyonuna kadar birçok konu ele alındı. “ODTÜ’deki Olaylar Sıradan Öğrenci Hareketi Değil” Programda konuşan emekli Jandarma Kurmay Albay Aziz Ergen, ODTÜ’de yaşanan olayların arkasında farklı provokatif unsurlar olabileceğini ifade etti. Türk bayrağına yönelik hassasiyetin Türk milleti için kırmızı çizgi olduğunu belirten Ergen, olayların yalnızca öğrenci hareketi olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi. Ergen, “Türk bayrağı bu milletin şehit örtüsüdür. Kimse durduk yere Türk bayrağına saldırmaz. Ancak burada farklı yapıların devreye girdiğini düşünüyorum. Üniversite içerisindeki olaylara siyasi partilerin ve dışarıdan gelen bazı grupların müdahil olması dikkat çekici” dedi. “Türkiye İçeriden Karıştırılmak İsteniyor” Terör uzmanı ve yazar Salih Aydemir ise Türkiye’nin bulunduğu jeopolitik konum nedeniyle sürekli hedefte olduğunu söyledi. Özellikle üniversitelerdeki olayların dış istihbarat servisleri tarafından provoke edilebileceğini öne süren Aydemir, Türkiye’nin son yıllarda savunma ve güvenlik alanında güçlenmesinin bazı çevreleri rahatsız ettiğini dile getirdi. Aydemir açıklamasında, “Türkiye şu anda bölgesel güç olma yolunda ilerliyor. Bu nedenle Mossad, CIA ve bazı dış odakların içeride toplumsal huzursuzluk oluşturma çabaları olabilir. Üniversiteler bahar aylarında provokasyona açık alanlardır” ifadelerini kullandı. Belediyelere Yönelik Operasyonlar Siyasi Mi? Programın dikkat çeken bölümlerinden biri de belediyelere yönelik operasyonlar oldu. Operasyonların hukuki süreçler çerçevesinde yürütüldüğünü belirten Aziz Ergen, geçmişte yürüttüğü büyük yolsuzluk operasyonlarından örnekler vererek jandarma ve emniyetin delilsiz işlem yapmayacağını vurguladı. Ergen, “Hiçbir güvenlik kurumu delilsiz operasyon yapmaz. Bu tür soruşturmalar uzun teknik takipler, mali incelemeler ve savcılık talimatlarıyla yürütülür” dedi. “MASAK, Emniyet ve Jandarma Ortak Çalışıyor” Salih Aydemir ise günümüzde suçla mücadelede yöntemlerin değiştiğini belirterek, özellikle mali suçlar ve organize suç örgütlerinde para trafiğinin takip edildiğini söyledi. Aydemir, “Artık suçtan delile değil, bazen paradan suça gidiliyor. MASAK raporları, dijital para hareketleri ve finansal analizler sayesinde organize suç ağları ortaya çıkarılıyor. Emniyet, jandarma ve istihbarat birimleri koordineli şekilde çalışıyor” diye konuştu. “FETÖ Sonrası Güvenlik Kurumları Daha Güçlü Hale Geldi” Programda 15 Temmuz sonrası güvenlik bürokrasisindeki değişimlere de değinildi. Salih Aydemir, FETÖ yapılanmasının temizlenmesinin ardından Türk Silahlı Kuvvetleri, emniyet ve istihbarat kurumlarının daha etkin hale geldiğini savundu. Aydemir, “FETÖ döneminde kurumlar arasında ciddi koordinasyon problemleri vardı. Bugün ise MİT, jandarma ve emniyet daha koordineli çalışıyor” ifadelerini kullandı. “Toplum Provokasyonlara Karşı Dikkatli Olmalı” Programın sonunda konuşan Yener Saban ise toplumun kutuplaştırılmasına yönelik girişimlere karşı dikkatli olunması gerektiğini vurguladı. Türkiye’nin birlik ve beraberliğe ihtiyaç duyduğunu belirten Saban, vatandaşların provokasyonlara karşı sağduyulu davranmasının önemine dikkat çekti.

Bilal Kaya’dan Kritik Uyarı: “ABD’nin Almanya’dan Çekilişi Yeni Jeopolitik Fırtınanın Habercisi” Haber

Bilal Kaya’dan Kritik Uyarı: “ABD’nin Almanya’dan Çekilişi Yeni Jeopolitik Fırtınanın Habercisi”

Doğru Yol Partisi Dış İlişkiler Başkanı Bilal Kaya, Amerika Birleşik Devletleri’nin Almanya’daki askeri varlığını azaltma kararına ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Kaya, ABD’nin yaklaşık 5 bin askeri Almanya’dan çekme planının yalnızca askeri bir düzenleme olmadığını, aynı zamanda küresel güç dengelerini değiştirecek stratejik bir gelişme olduğunu ifade etti. Yener Saban’ın sunduğu “Fikir Hane” programına konuk olan Bilal Kaya, Avrupa’da yükselen güvenlik risklerinin Türkiye açısından da önemli sonuçlar doğurabileceğini belirterek, Türkiye’nin her koşulda hazırlıklı olması gerektiğini söyledi. “ABD’nin Geri Çekilişi Avrupa’yı Yeni Bir Sürece Sürüklüyor” ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth tarafından verilen talimat doğrultusunda, önümüzdeki 6 ila 12 ay içerisinde Almanya’daki Amerikan birliklerinin önemli bir bölümünün geri çekilmesinin planlandığını hatırlatan Kaya, özellikle Bavyera bölgesindeki Grafenwöhr ve Vilseck üslerindeki hareketliliğin Avrupa güvenlik dengelerini doğrudan etkileyebileceğini söyledi. Bilal Kaya açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “ABD’nin Almanya’dan çekilmesi sıradan bir askeri düzenleme değildir. Bu karar, Avrupa’nın geleceğini, NATO’nun savunma stratejisini ve küresel güç dengelerini yeniden şekillendirecek tarihi bir adımdır. Amerika geri çekilirken Avrupa kendi güvenlik krizleriyle baş başa kalacaktır.” Karadeniz ve Baltık Hattına Dikkat Çekti NATO’nun doğu kanadında yeni askeri hareketliliklerin gündeme geldiğini belirten Kaya, özellikle Romanya ve Karadeniz hattındaki gelişmelerin Türkiye açısından stratejik önem taşıdığını vurguladı. Baltık Denizi’nde yükselen gerilime de değinen Kaya, Rusya’ya ait “Severomorsk” destroyerinin Alman kıyılarına yakın bölgelerde konuşlandırılmasının Avrupa’da alarm seviyesini artırdığını ifade etti. Kaya açıklamasında şu değerlendirmeyi yaptı “Bugün Baltık’ta yükselen tansiyon, yarın Karadeniz’de daha büyük krizlere dönüşebilir. Türkiye bulunduğu coğrafya nedeniyle her zaman küresel hesaplaşmaların merkezinde olmuştur. Bu nedenle devletimizin diplomatik, askeri ve siyasi anlamda hazırlıklı olması hayati önem taşımaktadır.” “Türkiye Daha Güçlü ve Daha Uyanık Olmalı” Avrupa’da yaşayan milyonlarca Türk vatandaşının güvenliğinin de göz ardı edilmemesi gerektiğini belirten Bilal Kaya, olası kriz senaryolarına karşı tahliye ve koruma planlarının şimdiden hazırlanmasının önemine dikkat çekti. Kaya sözlerini şu ifadelerle tamamladı “Milli güvenlik günlük siyasetin üstündedir. Türkiye; birlik içinde, akılcı politikalarla ve güçlü devlet refleksiyle hareket etmek zorundadır. Dünyada yeni bir jeopolitik kırılma yaşanırken Türkiye her zamankinden daha dikkatli, daha güçlü ve daha uyanık olmalıdır.”