Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Mobbing

KUTAHYA BULTEN - Mobbing haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Mobbing haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Yargıtay’dan Mobbing Davalarında Emsal Karar: İspat Yükü İşverende Haber

Yargıtay’dan Mobbing Davalarında Emsal Karar: İspat Yükü İşverende

Yargıtay’dan Mobbing Davalarında Emsal Karar: İspat Yükü İşverende Kütahya Bülten – Özel Haber İşyerinde psikolojik taciz olarak tanımlanan mobbing davalarına ilişkin Yargıtay’dan emsal niteliğinde kararlar gelmeye devam ediyor. Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, mobbing iddialarında kesin ve mutlak delil aranamayacağını, işçinin şüphe uyandıracak olguları ortaya koymasının yeterli olduğunu, bu durumda ispat yükünün işverene geçtiğini açıkça ortaya koydu. Yargıtay 22. Hukuk Dairesi’nin 2013/693 Esas, 2013/30811 Karar sayılı ilamında; mobbingin varlığı için kişilik haklarının ağır şekilde ihlal edilmesinin şart olmadığı, kişilik haklarına yönelik haksız bir saldırının yeterli olduğu vurgulandı. Kararda, mobbing iddialarında şüpheden uzak kesin deliller aranamayacağı belirtilirken, davacı işçinin iddialarını destekleyen olguları sunmasının yeterli olduğu ifade edildi. “Mobbing Yokluğunu İşveren İspatlamalı” Yargıtay kararında, işyerinde mobbing uygulanmadığını ispat etme yükümlülüğünün işverene ait olduğu açıkça belirtildi. Tanık beyanları, sağlık raporları, bilirkişi raporları, kamera kayıtları ve benzeri tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekilerek, bu hususlar göz ardı edilerek verilen kararların bozma nedeni sayılacağı ifade edildi. Benzer yöndeki bir diğer kararda ise Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, 2015/11958 Esas, 2016/15623 Karar sayılı ilamıyla, mobbingin diğer dava türlerine göre ispatı zor bir olgu olduğuna işaret etti. Kararda, işçinin kendisine mobbing uygulandığına dair kuşku uyandıracak vakıaları mahkemeye sunmasının yeterli olduğu, bu aşamadan sonra işyerinde mobbingin gerçekleşmediğini ispatlamanın işverenin sorumluluğunda olduğu belirtildi. Çalışanlar Açısından Kritik Öneme Sahip Uzmanlar, Yargıtay’ın bu kararlarının özellikle kamu ve özel sektörde çalışanlar açısından büyük önem taşıdığına dikkat çekiyor. Kararlar, mobbing mağduru çalışanların hak arama yollarını güçlendirirken, işverenlerin de işyerindeki davranış ve uygulamalara daha fazla özen göstermesi gerektiğini ortaya koyuyor. İş hukukunda emsal kabul edilen bu kararlar, Kütahya’daki işçi ve işverenler başta olmak üzere Türkiye genelinde açılacak mobbing davalarında yol gösterici nitelik taşıyor. Kütahya Bülten, işçi hakları, çalışma hayatı ve hukuki gelişmeleri yakından takip ederek kamuoyuna aktarmaya devam edecek.

CHP'li Kütahya Belediyesinden 28 Şubat Uygulaması Haber

CHP'li Kütahya Belediyesinden 28 Şubat Uygulaması

Hizmet-İş’ten CHP’li Kütahya Belediyesi’ne Çok Sert Suçlama: “İkna Odaları Kuruldu, İşçilere Mobbing ve Tehdit Var!” Hizmet-İş Sendikası Genel Başkan Vekili Halil Özdemir, Kütahya Belediyesi önünde yaptığı sert basın açıklamasıyla CHP’li Kütahya Belediyesi’ni mobbing, baskı, tehdit ve sendikal müdahale ile suçladı. Özdemir, belediyede yaşananları “28 Şubat sürecindeki ikna odalarını aratmayan uygulamalar” sözleriyle tanımladı. Özdemir açıklamasında, Kütahya Belediyesi’nde işçilerin sendika değiştirmeye zorlandığını, bu süreçte baskı, tehdit ve sistematik mobbing uygulandığını iddia etti. Belediyede “ikna odaları” kurulduğunu öne süren Özdemir, işçilerin bire bir görüşmelere çağrılarak sendikal tercihlerinin değiştirilmesinin istendiğini vurguladı. “Çocuğun Elimizde” Diyerek Tehdit Ettiler! Basın açıklamasında en çarpıcı iddialardan biri ise Hizmet-İş Sendikası Kütahya Şube Başkanı Sebahattin Ödemiş’e yönelik tehditler oldu. Halil Özdemir, Ödemiş’in telefonla aranarak ‘Bu işleri bırak, sendika konularını bırak, çocuğun elimizde’ şeklinde tehdit edildiğini, konunun yargıya taşındığını kamuoyuyla paylaştı. Başkan’dan İşçilere Gözdağı İddiası Özdemir, Kütahya Belediye Başkanı’nın işçilere yönelik “Sıkıyorsa bir daha belediye önünde toplanın, eylem yapın da göreyim” şeklinde ifadeler kullandığını iddia ederek, bunun açık bir gözdağı ve demokratik hakların engellenmesi anlamına geldiğini söyledi. “Bu Bir Sendikal Kırım Girişimidir” Hizmet-İş olarak geri adım atmayacaklarını vurgulayan Özdemir, şu ifadeleri kullandı: > “Burada yapılan şey açıkça sendikal baskıdır, işçiyi sindirme operasyonudur. Hiç kimse emeğiyle geçinen işçiyi tehdit edemez. Bu hukuksuzluğun sonuna kadar takipçisi olacağız.” Belediye Önünde Sert Mesaj Hizmet-İş Sendikası’nın, tüm baskılara rağmen Kütahya Belediyesi önünde basın açıklaması yaparak mesaj verdiğini belirten Özdemir, işçilerin anayasal ve sendikal haklarını savunmaya devam edeceklerini ifade etti.

Bu Sektörde Tuvalete Bile Süre Tutuluyor! Çağrı Merkezlerinin Kirli Gerçeği Haber

Bu Sektörde Tuvalete Bile Süre Tutuluyor! Çağrı Merkezlerinin Kirli Gerçeği

Bu Sektörde Tuvalete Bile Süre Tutuluyor! Çağrı Merkezlerinin Kirli Gerçeği Türkiye’de her gün milyonlarca çağrı karşılayan müşteri temsilcileri, hizmet sektörünün en kritik halkalarından biri olarak görülüyor. Resmî verilere göre Türkiye’de yaklaşık 120 bin müşteri temsilcisi aktif olarak çalışıyor. Ancak sektör büyürken, çalışanların yaşadığı zorluklar da büyüyor. Dışarıdan “kolay iş” olarak görülen bu meslek, aslında hem psikolojik hem de sosyal açıdan en ağır iş yüklerinden birini barındırıyor. Bankalardan Promosyon Geliyor, Ama Çalışana Gitmiyor Çağrı merkezi çalışanlarının en çok şikâyet ettiği konulardan biri de bankalardan alınan promosyon ödemeleri. Çalışılan şirketler bankalarla yüksek promosyon anlaşmaları yapıyor, bazı şirketlerin aldığı promosyon 10–20 milyon TL seviyelerine kadar çıkabiliyor. Ancak birçok özel sektör çağrı merkezinde bu promosyon çalışana dağıtılmıyor. Müşteri temsilcileri, kamu çalışanları gibi promosyondan pay alamıyor; paranın tamamı şirket kasasına aktarılıyor. Çalışanlar bunu “emek bizim, para şirketin” diyerek eleştiriyor. Düşük Ücretler ve Sürekli Maliyet Baskısı Sektörün en büyük sorunu ise maaşların yapılan iş yüküne göre düşük kalması. Özel sektörde: Maaşlar genellikle asgari ücret bandında, Prim sistemi çoğu yerde belirsiz ve hedef baskılı, Sosyal haklar minimum düzeyde. Özellikle dış kaynak (outsourcing) firmalarında temsilciler, çok uluslu markaların yükünü taşırken neredeyse en düşük ücretle çalışıyor. Performans Baskısı: Her Dakikanın Bir Ceza Puanı Var Çağrı merkezlerinde performans sistemi çalışanın tüm çalışma düzenini belirliyor. Her müşteri temsilçisi: Ortalama görüşme süresi, Günlük cevaplanması gereken çağrı sayısı, Çözüm oranı, Memnuniyet puanı, Arka ofis işlem süresi, gibi en az 5–7 farklı kriterle ölçülüyor. Bu nedenle birçok çalışan tuvalete bile zaman tutarak gitmek zorunda kalıyor. Bazı şirketlerde 1–2 dakika geç dönmek bile performans puanını düşürebiliyor. Psikolojik Baskı ve Tükenmişlik Müşteri temsilcilerinin en ağır yükü ise psikolojik baskı. Gün içinde 80–150 arası çağrı cevaplayan bir çalışan; öfkeli müşteriler, hakaretler, yoğun talep ve çözümsüz konularla baş başa kalıyor. Sürekli işitsel saldırıya uğrayan çalışanların birçoğu:Kaygı, Yoğun stres,Çabuk tükenmişlik,Uyku bozukluğu,Sosyal hayattan kopma, gibi sorunlar yaşıyor. Uzmanlara göre çağrı merkezi çalışanlarında tükenmişlik sendromu, diğer sektörlere göre 2,5 kat daha fazla görülüyor. Evden Çalışma Göründüğü Kadar Kolay Değil Sektörde çalışanların %65’e yakını evden çalışıyor. Ancak bu durum dışarıdan sanıldığı gibi konforlu değil. Birçok şirkette evden çalışan temsilciler: İnternet kesilirse maaş/prim kaybediyor, Elektrik faturaları kendi cebinden çıkıyor, Denetim amaçlı bilgisayar kameraları açık tutuluyor, “AHT” baskısı nedeniyle evde sessizlik zorunlu. Ev ortamı bir anda “şubeye dönüştüğü” için çalışanlar hem evini hem işini yönetmekte zorlanıyor. Yüksek İşten Ayrılma Oranı: Sektörde Ortalama Çalışma Süresi 8 Ay Çağrı merkezlerinde Türkiye ortalaması olarak bir personelin aynı şirkette çalışma süresi 8–12 ay. Bunun başlıca sebepleri: Düşük ücret, Yüksek performans baskısı, Zor müşteri profili, Kariyer imkânlarının sınırlı olması, Yönetim tarzı problemleri. Her yıl sektörde çalışanların yaklaşık %35–40’ı iş değiştiriyor. Engelli Çalışanlar İçin de Zorluklar Daha Büyük Sektör engelli istihdamı açısından geniş bir alan sağlıyor. Ancak birçok engelli çalışan: Mola hakkı uygulanmıyor, Evden çalışma ekipmanları verilmediği için kendi cebinden karşılıyor, Performans baskısı engel durumuna göre düzenlenmiyor, Ulaşım desteği veya ergonomi desteği zayıf, gibi sorunlarla karşılaşıyor. Sektörün Sağlaması Gereken Adımlar Uzmanlar ve sendikalar, sektördeki iyileşme için şu adımların şart olduğunu belirtiyor: Banka promosyonlarının çalışanlara dağıtılması, Ücretlerin iş yüküne göre güncellenmesi, Psikolojik destek mekanizması kurulması, Performans kriterlerinin insani seviyeye çekilmesi, Engelli çalışanlar için özel düzenlemeler yapılması, Primlerin şeffaf ve uygulanabilir hâle getirilmesi, Evden çalışma giderlerinin karşılanması. Sonuç: 120 Bin Kişilik Büyük Bir Emek, Ama Görünmeyen Bir Gerçeklik Var Çağrı merkezi sektörü Türkiye’de devasa bir istihdam merkezi. Ancak bu kadar önemli bir sektör, çalışanlarını ayakta tutan temel şartları sağlamadıkça sürdürülebilirlik mümkün görünmüyor. Sesini duyuramayan binlerce müşteri temsilcisi, aslında milyonlarca müşterinin sorununu çözüyor; fakat kendi sorunları hâlâ çözümsüz.

Kütahya Bülten’den 25 Kasım’da Net Mesaj: Kadına Şiddetin Her Türüne Karşıyız! Haber

Kütahya Bülten’den 25 Kasım’da Net Mesaj: Kadına Şiddetin Her Türüne Karşıyız!

Kütahya Bülten’den 25 Kasım’da Net Mesaj: Kadına Şiddetin Her Türüne Karşıyız! Kütahya Bülten İmtiyaz Sahibi Cüneyt Demircan’ın yaptığı basın açıklamasında, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü’nün sadece bir farkındalık günü değil, toplumsal bir sorumluluk çağrısı olduğu vurgulandı. Demircan açıklamasında, kadına yönelik şiddetin yalnızca fiziksel şiddetten ibaret olmadığını, görünmeyen fakat bir o kadar yıkıcı pek çok farklı boyutu bulunduğunu belirtti. Cüneyt Demircan açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “Kadına yönelik şiddet, sadece bir bireyin değil, toplumun tamamının onurunu zedeleyen bir insanlık suçudur. Fiziksel şiddet kadar psikolojik baskı, ekonomik kısıtlama, dijital taciz, sözlü saldırılar ve çalışma hayatındaki mobbing de kadına yönelik şiddetin bir parçasıdır. Biz Kütahya Bülten olarak, kadının yaşam hakkına, emeğine, onuruna ve özgürlüğüne yönelen tüm saldırıların karşısında durmayı ilke edinmiş bir yayıncı anlayışına sahibiz.” Açıklamada kadına yönelik şiddetin başlıca türleri şöyle sıralandı: Fiziksel Şiddet: Darp, yaralama, itme, korkutma amaçlı güç kullanımı. Psikolojik Şiddet: Aşağılama, hakaret, tehdit, baskı ve özgüveni zedeleyici davranışlar. Ekonomik Şiddet: Çalışmasına engel olma, gelirine el koyma, ekonomik bağımlılık oluşturma. Sözlü Şiddet: Sürekli bağırma, küçük düşürme, hor görme. Dijital Şiddet: Sosyal medya üzerinden taciz, izinsiz takip, tehdit mesajları. Mobbing ve Yıldırma Politikaları: Kadınların iş hayatında baskı altına alınması, dışlanması, kariyerinin engellenmesi. Cinsel Şiddet: Rıza dışı her türlü cinsel davranış, baskı ve zorlamalar. Demircan, kadına yönelik şiddetin her türünün mücadele edilmesi gereken ciddi bir toplumsal sorun olduğunu belirterek şu sözlere yer verdi: “Kadınlarımızın güçlü, özgür, güvende ve eşit bir yaşam sürmesi; hem insanlığın hem de adaletin gereğidir. Kütahya Bülten olarak kadınların yaşam hakkını gözeten her adımın destekçisi, şiddetin her biçiminin ise karşısında olmaya devam edeceğiz.” Açıklamanın sonunda ise tüm topluma ortak bir çağrıda bulunuldu: “Kadına yönelik şiddetin hiçbir bahanesi, hiçbir mazereti olamaz. Gördüğümüz her haksızlıkta, duyduğumuz her çığlıkta sessiz kalmayalım. Çünkü her kadın güvende olmayı hak ediyor.”

 İşçiye “DİSK’e geçmenizi bekliyorum” diyen Başkan Kahveci, toplantıda cep telefonlarını toplattığını itiraf etti Haber

 İşçiye “DİSK’e geçmenizi bekliyorum” diyen Başkan Kahveci, toplantıda cep telefonlarını toplattığını itiraf etti

İşçiye “DİSK’e geçmenizi bekliyorum” diyen Başkan Kahveci, toplantıda cep telefonlarını toplattığını itiraf etti 5 Kasım 2025 tarihinde yapılan Kütahya Belediyesi Meclis toplantısında, MHP Belediye Meclis Üyeleri tarafından Kütahya Belediyesi işçisine sendika değiştirilmesi konusunda mobbing uygulanıyor mu sorusu yöneltildi. CHP’li Kütahya Belediye Başkanı Eyüp Kahveci soruya şu ifadelerle yanıt verdi: Kimseye kefil olma imkanım yok.Mobbing yapmıcaksınız diye Belediye Başkan yardımcılarımız Müdürlerimiz çavuşlarımız formenlerimiz dahil biz herkese söyledik göreve geldiğimiz Günden itibaren bunu sendika olarak ifade etmiyorum çalışma hayatıyla alakalı olarak çalışma barışını bozan hiç bir mobingge müsade etmicez Göreve geldiğimiz andan itibaren ne ben neden herhangi bir çalışma arkadaşıma gidin mobbing yapın deme şansım yok çünkü biz mobbingin ne demek olduğunu çok iyi bilen insanlarız ve mobbingi ispatlanan bir durum olursa gelin bize gerekli her türlü disiplin kuruluna başvuru hakkınız var tutanaklar tutulur gereği yapılır.Bugüne kadar hiç bir arkadaşımıza müsade etmedik ve mobbing uygulamadım dedim ve tekrar ediyorum mobbing uygulasığımı iddia ediyorsanız ispatlayın Belediye başkanlığınıdan istifa edeyim dedim bir kere daha söylüyorum Ben arkadaşlarımı 2 sefer çağırdım kamuoyu bilsin.Çavuşlarımı çağırdım ben sadece Kendilerine rica ettim dedim ki ben hiç birinize baskı yapmıyorum hangi sendiakaya üye olursanız olun sadece isteğim bu benim talebim Ben Disk'e geçmeniz yönünde bir beklenti içerisindeyim.Benim beklentim budur burdan kamuoyunada açıklıyorum Ama hiç bir şekilde geçsenizde geçmesenizde mobbing uygulamıcam dedim..o ses kayıtlarını sizlere servis edenlere sorun tamamını size dinletsinler tamamında benim bu ifadelerimi göreceksiniz. ve çavuşlarımız geldi ustabaşlarımız formenlerimiz geldi ikinci kere daha davet ettim ve bunu konuştum bu kütahya bilecek ki şimdi basında burada ama basınında doğru yazmasını istiyorum Basında kamuoyunun doğru haber almak hürriyetini doğru şekilde yerine getirecek getirmeyenleredir sözüm benim lafımı cımbızlayıp biyerlerden sadece bir bölümünü size verirlerse bu uygun değil etik değil uygun bulmuyorum ve geçende bir kere daha topladım ilkinde cep telefonlarını toplayın dedim arkadaşlara açık açık söylüyorum çünkü ben biliyorum böyle bişi yapacaklarını ikincide toplatmatmadım benim kimseden korkum yok ya çünkü ben doğru yapan bir adamım yanlış yapmadığım için neden korkacağım ne yargıdan korkarım ne başka bir olaydan çünkü ben ne yaptığımı ne dediğimi biliyorsam sorun yok ki o ses kaydını alsın ahlakide bulmam bu olayı ikincisinde yaklaşık 80 kişiydi ilkinde 6/7 kişiydi 6/7 kişinin telefonu toplantı 80 /90 kişinin hiç birisinin telefonu toplanmadı ve dedim ki arkadaşlar gelin ben geçmenizi bekliyorum buranın örgütlenmesi gerekir sendikal anlamda ama hiç bir sendika doğrudan maaş vermez belediye yönetimi veriyor dolayısıyla benim olduğum yerde sendikayada ihtiyaç yok aslında dedim bunu ses kaydından bulursunuz çünkü ben haklarını veririm sonuna kadar dedim.biz nerden geldiğimizi bilen insanlarız biz yokluktan buraya geldik dolayısıyla işçinin alın terinin ne olduğunuda çok iyi bilen insanlarız sonra gittler istifa eden etti etmeyen etmedi kimseye ne mobbing uyguladım neden geçenlere tşk etmedim çünkü kimin geçip geçmediğinide takip etmiyorum

HAK-İŞ’ten Kütahya Belediyesi’ne Sert Tepki! Haber

HAK-İŞ’ten Kütahya Belediyesi’ne Sert Tepki!

HAK-İŞ’ten Kütahya Belediyesi’ne Sert Tepki! “Verilen Sözler Tutulmadı, İşçiye Baskı Uygulanıyor!” KÜTAHYA – HAK-İŞ Konfederasyonu’na bağlı Hizmet-İş Sendikası Kütahya Şube Başkanı Sabahattin Ödemiş, yaptığı basın açıklamasıyla CHP’li Kütahya Belediye Başkanı Eyüp Kahveci ve DİSK/Genel-İş Eskişehir Şube Başkanı Coşkun Sakçı'ya sert sözlerle yüklendi. Ödemiş, belediyede işçilere yönelik sendikal baskı, tehdit ve mobbing uygulandığını iddia ederek “Kütahya işçisi sahipsiz değildir, emeğin onuruna sonuna kadar sahip çıkacağız.” dedi. “Verilen Sözler Seçimden Sonra Unutuldu” Kütahya Belediye Başkanı Eyüp Kahveci’nin seçim döneminde “İşçinin sendikasına karışmayacağım, işçiye mobbing uygulanmasına izin vermem, kimsenin ekmeğiyle oynamam” şeklinde sözler verdiğini hatırlatan Ödemiş, bu vaatlerin hiçbirinin yerine getirilmediğini vurguladı. “Belediye Başkanı seçimden önce işçinin yanında duracağını, kimsenin sendikal tercihlerine karışmayacağını söyledi. Ancak bugün belediye baskının, tehdidin, sindirmenin merkezi haline gelmiştir.” ifadelerini kullandı. “Belediye Başkanı İşçiyi Tehdit Ediyor!” Ödemiş, Kütahya Belediyesi’nde bazı personellerin makam odasına çağrılarak “Hak-İş’ten istifa et, Hizmet-İş’i boşalt” şeklinde tehdit edildiğini öne sürdü. “İşçiyi korkutarak sendika değiştirtmeye çalışmak ne hukuka, ne ahlaka, ne de vicdana sığar. Bu baskılar ses kayıtlarıyla da artık tescillenmiştir.” dedi. DİSK Şube Başkanına Tepki: “İşçinin Değil, Makamın Yanında Durdu” Basın açıklamasında, DİSK / Genel-İş Eskişehir Şube Başkanı Coşkun Sakçı da eleştirilerden nasibini aldı. Ödemiş, Sakçı’nın belediye binası önünde yaptığı açıklamada işçinin yanında durmak yerine, belediye yönetiminin söylemlerini desteklediğini belirtti. “İşçinin hakkını savunacağına belediye başkanının avukatlığına soyunmuştur. İşçinin değil, makamın yanında durmuştur. Bu tavır emek mücadelesine ihanettir.” diye konuştu. “Kütahya İşçisi Satılık Değildir!” HAK-İŞ / Hizmet-İş Kütahya Şube Başkanı Ödemiş, işçilerin hiçbir baskı karşısında geri adım atmayacağını vurguladı: “Ne tehdit bizi yıldırır, ne baskı bizi böler! Kütahya işçisi satılık değildir! Gerçek sendika, işçinin yanında durandır — ve o sendika biziz!” dedi. “Bu Mücadele Makamın Değil, Emeğin Mücadelesidir” Sabahattin Ödemiş, açıklamasının sonunda emeğin onuru vurgusunu yineledi: “Bu mücadele koltuk sevdasının değil, emek sevdasının mücadelesidir. Kim işçinin iradesine dokunursa karşısında HAK-İŞ / HİZMET-İŞ’i bulur. Yaşasın onurlu emek, yaşasın işçinin iradesi!” ifadelerini kullandı.

Chp'li Kütahya Belediye Başkanının Makam odasında skandal iddia.Bu iddia Ne!!!Duyunca çok Şaşıracaksınız...! Haber

Chp'li Kütahya Belediye Başkanının Makam odasında skandal iddia.Bu iddia Ne!!!Duyunca çok Şaşıracaksınız...!

Hak-iş Konfedersyonu Kütahya Şube Başkanı Sebahattin ödemiş yaptığı açıklamada ; Kütahya Belediye Başkanı Eyüp Kahveci, seçim öncesinde ve sonrasında gerek sosyal medya paylaşımlarında, gerekse personel toplantılarında ve noter onaylı beyanlarında; “Ben işçi çıkarmaya karşıyım.” “İşçiye üç ikramiye vereceğim.” “Sendika seçimi demokratik bir haktır, herkes istediği sendikaya üye olabilir.” şeklinde açık ve net beyanlarda bulunmuştur. Ancak son haftalarda yaşanan gelişmeler, bu açıklamaların tam tersi yönde uygulamaların devreye sokulduğunu göstermektedir. Belediye Başkanı tarafından görevlendirilen bazı başkan yardımcıları, özel kalem müdürlüğü ve daire müdürleri eliyle belediye personeline yönelik sendikal baskı ve mobbing uygulamaları yapılmaktadır. Bizzat Belediye Başkanı Eyüp Kahveci tarafından Özellikle iki hafta önce ve bugün, belediye işyerlerinde görev yapan usta başı, formen , şef ve çavuş pozisyonundaki tüm üyelerimizin başkanlık makamına çağrıldığı, içeriye girerken cep telefonlarının alındığı ve içeride Hizmet-İş Sendikası’ndan istifa edin ve ettirin yönünde baskı yapıldigi ve DİSK e üye olmaları için mobbing uygulandığı sendikamıza ulaşan bilgilerle sabittir. Sayın Başkan’ın “İşçimin sendikasına karışmam, isteyen istediği sendikaya üye olabilir, kimse işçime mobbing yapamaz, yapan olursa beni karşısında bulur.” sözlerine rağmen, bugün belediyede en büyük mobbingin bizzat başkanlık makamının yapıyor olması büyük bir çelişkidir. Hizmet-İş Sendikası olarak; işçinin demokratik hakkı olan sendika özgürlüğüne yönelen bu baskıları kabul etmiyoruz. İşçinin emeğine, alın terine ve tercihine saygı duyulması gerektiğini bir kez daha hatırlatıyoruz. Bu süreçte hiçbir üyemiz yalnız değildir. Gerektiğinde tüm hukuki ve sendikal mücadelemizi sonuna kadar sürdüreceğimizden kimsenin şüphesi olmasın dedi Sabahattin Ödemiş Hak İş Kütahya İl Başkanı ve Hizmet-İş Sendikası Şube Başkanı