Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kütahya Haberler

KUTAHYA BULTEN - Kütahya Haberler haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kütahya Haberler haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Doğru Yol Partisi’nden Ahmet Türk’e Sert Tepki: “Türkiye’nin Birliğini Hedef Alan Söylemleri Asla Kabul Etmiyoruz” Haber

Doğru Yol Partisi’nden Ahmet Türk’e Sert Tepki: “Türkiye’nin Birliğini Hedef Alan Söylemleri Asla Kabul Etmiyoruz”

Doğru Yol Partisi Teşkilatlardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı İlkay Şimşek, kamuoyunda tartışma yaratan açıklamalara sert tepki gösterdi. Ahmet Türk’ün Amedspor üzerinden kullandığı ifadelerin toplumsal birlik ve beraberliği zedelediğini belirten Şimşek, “Türkiye Cumhuriyeti’nin bölünmez bütünlüğü bizim kırmızı çizgimizdir” dedi. Yapılan yazılı açıklamada, sporun siyaset üstü bir alan olduğuna dikkat çekilerek, herhangi bir spor kulübü üzerinden ayrıştırıcı dil kullanılmasının toplumsal huzura zarar verdiği ifade edildi. Açıklamada şu ifadelere yer verildi “Milletimizi ayrıştıran, kardeşliğimizi hedef alan ve ülkemizin birlik ruhuna zarar verecek her türlü söylemin karşısındayız. Spor; kardeşlik, dayanışma ve centilmenliktir. Spor üzerinden siyasi ve etnik ayrımcılık oluşturulmaya çalışılması kabul edilemez.” İlkay Şimşek açıklamasında, Türkiye’nin ortak değerlerine vurgu yaparak, anayasal düzeni ve milli birliği hedef alan söylemlerin toplum vicdanında karşılık bulamayacağını ifade etti. Şimşek, “Bu ülke üzerinde ayrımcılık ve bölücülük hayali kuranlar şunu iyi bilmelidir; Türkiye Cumhuriyeti güçlüdür, milletimiz birdir ve bu birlik sonsuza kadar yaşayacaktır” dedi. Doğru Yol Partisi teşkilatları olarak milli birlik konusunda taviz vermeyeceklerini belirten Şimşek, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Bayrağımızdan, vatanımızdan ve milletimizin ortak değerlerinden asla vazgeçmeyeceğiz. Türkiye’nin huzurunu bozacak hiçbir girişime sessiz kalmayacağız.” Açıklama kısa sürede sosyal medyada geniş yankı uyandırırken, kamuoyunda sporun siyasete alet edilmemesi gerektiği yönündeki tartışmaları da yeniden gündeme taşıdı.

Doğru Yol Partisi Dış İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Bilal Kaya’dan Gurbetçilere Sosyal Destekli Uçak Bileti Çağrısı Haber

Doğru Yol Partisi Dış İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Bilal Kaya’dan Gurbetçilere Sosyal Destekli Uçak Bileti Çağrısı

Doğru Yol Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Dış İlişkiler Başkanı Bilal Kaya, Avrupa’da yaşayan Türk vatandaşlarının Türkiye ile bağlarını güçlendirmek amacıyla hazırlanan “sosyal destekli uçak bileti” modeli hakkında dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Kaya, özellikle dar gelirli gurbetçilerin memleketlerine daha uygun maliyetlerle ulaşabilmesi için devlet destekli yeni bir sistem önerdiklerini söyledi. Dar Gelirli Gurbetçilere Özel Uçak Bileti Desteği Bilal Kaya, geliştirilmesi planlanan sistemin tamamen şeffaf ve denetlenebilir bir yapıda olacağını belirterek başvuruların gelir durumuna göre değerlendirileceğini ifade etti. Kaya açıklamasında, “Vatandaşımız gelir durumunu belgeleyerek başvuruda bulunacak. Maaş bordrosu, işsizlik durumu, kira yardımı gibi tüm bilgiler konsolosluklar aracılığıyla kontrol edilecek. Türkiye’de kurulacak dijital sistem üzerinden analiz yapılarak gerçekten ihtiyaç sahibi olan vatandaşlarımız belirlenecek” dedi. Başvurular e-Devlet Sistemi Üzerinden Yapılacak Doğru Yol Partisi’nin önerdiği modelde başvuruların Türkiye’nin dijital altyapısı üzerinden yürütülmesi planlanıyor. Bilal Kaya, başvuruların merkezi bir sistemde toplanacağını belirterek sürecin suistimale kapalı şekilde işletileceğini söyledi. Kaya, “Vatandaşlarımız başvurularını e-Devlet üzerinden gerçekleştirecek. Belgeler sistem üzerinden incelenecek ve tüm süreç şeffaf biçimde yürütülecek. Hedefimiz gerçekten ihtiyaç sahibi vatandaşlarımıza ulaşmak” ifadelerini kullandı. Uçaklarda Gurbetçilere Özel Kontenjan Ayrılması Önerildi Bilal Kaya, hava yolu şirketleriyle yapılacak iş birlikleri kapsamında uçaklarda belirli sayıda koltuğun dar gelirli vatandaşlara ayrılması gerektiğini belirtti. Açıklamasında, “Bir uçakta 200-300 koltuk bulunuyorsa, en az 40-50 koltuk dar gelirli vatandaşlarımız için ayrılmalı. Bu biletler piyasa fiyatlarının çok altında, sembolik ücretlerle sunulmalı. Vatandaşımız yaklaşık 100 Euro gibi bir rakamla memleketine gelebilmeli” dedi. “Uçak Biletleri Gurbetçiler İçin Lüks Haline Geldi” Son yıllarda artan uçak bileti fiyatlarının Avrupa’da yaşayan Türk vatandaşlarını zor durumda bıraktığını vurgulayan Kaya, birçok ailenin Türkiye’ye gelmekte ekonomik sıkıntılar yaşadığını söyledi. “Bugün bir ailenin sadece uçak bileti için 2-3 bin Euro ödemesi gerekiyor. Bu şartlarda insanlar memleketlerine gelemiyor. Bu durum yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda sosyal bir kopuşa da neden oluyor” ifadelerini kullandı. Doğru Yol Partisi’nden Diaspora Politikası Vurgusu Doğru Yol Partisi’nin dış politika vizyonunda Avrupa’daki Türk vatandaşlarının önemli bir yer tuttuğunu belirten Bilal Kaya, güçlü diaspora politikalarının hayata geçirileceğini ifade etti. Kaya, “İlk hedefimiz yurt dışı teşkilatlarımızı güçlendirmek. Vatandaşlarımızla doğrudan temas kurarak sorunları yerinde tespit edeceğiz. Sadece dinleyen değil, çözüm üreten bir yapı oluşturacağız” dedi. “Avrupa’daki Türkler Türkiye’nin Gücüdür” Açıklamasının sonunda Avrupa’da yaşayan Türk vatandaşlarının Türkiye için büyük bir değer taşıdığını belirten Bilal Kaya, şu ifadeleri kullandı: “Bizim vatandaşımız nerede yaşarsa yaşasın bu milletin bir parçasıdır. Onların güçlü olması Türkiye’nin de güçlü olması demektir. Bu nedenle Avrupa’daki vatandaşlarımız için kalıcı ve etkili çözümler üretmek zorundayız.” Doğru Yol Partisi’nin gündeme taşıdığı sosyal destekli uçak bileti modeli, özellikle dar gelirli gurbetçilerin Türkiye ile bağlarını güçlendirmesi açısından önemli bir sosyal proje olarak değerlendiriliyor.

Zafer Havalimanına uçak bakım söküm tamir döküm tesisi kurulacak Haber

Zafer Havalimanına uçak bakım söküm tamir döküm tesisi kurulacak

Zafer Havalimanına uçak bakım söküm tamir döküm tesisi kurulacak AK Parti Kütahya Milletvekili Mehmet Demir, son dönemde kamuoyunda sıkça eleştirilen Altıntaş Zafer Havalimanı ile ilgili açıklamalarda bulundu. Muhalefetin havalimanına yönelik eleştirilerinden rahatsız olduklarını belirten Demir, Zafer Havalimanı’nın stratejik öneme sahip bir yatırım olduğunu vurguladı. Demir, havalimanının yolcu taşıma kapasite garantisi verilerek, özel sektör eliyle yapıldığını hatırlatarak, “Bu proje klasik bir havalimanı yatırımı değildir. Türkiye’nin havacılık vizyonunun bir parçasıdır” dedi. “Uçak Bakım ve Uçak Söküm Tesisi Kurulacak” Zafer Havalimanı’nın yeni bir döneme gireceğini açıklayan Mehmet Demir, havalimanı bünyesinde uçak bakım, onarım ve uçak döküm-söküm tesislerinin kurulacağını ifade etti. Bu yatırımlarla birlikte Zafer Havalimanı’nın sadece yolcu taşımacılığı değil, havacılık sanayisinin merkezi haline geleceğini söyledi. Zafer OSB ile Birlikte Dev Gelir Altıntaş Zafer Organize Sanayi Bölgesi (OSB) ile havalimanının entegre şekilde büyüyeceğini belirten Demir, bu birliktelik sayesinde Kütahya’nın yıllık yaklaşık 1 milyar dolarlık gelir elde eden bir il konumuna yükseleceğini açıkladı. Eleştiriler Gerçekleri Yansıtmıyor Muhalefetin Zafer Havalimanı üzerinden yaptığı eleştirilerin eksik ve yanıltıcı bilgilerle kamuoyuna sunulduğunu savunan Demir, “Bu yatırımı eleştirenler, Kütahya’nın geleceğine karşı çıkıyor. Zafer Havalimanı, uzun vadede bölgenin kalkınma lokomotifi olacaktır” ifadelerini kullandı. Zafer Havalimanı’nın önümüzdeki süreçte istihdam, sanayi ve havacılık alanında Kütahya’ya büyük katkı sağlayacağı belirtilirken, yapılacak yeni yatırımların kamuoyuyla paylaşılacağı kaydedildi.

Dünya Serebral Palsi Farkındalık Günü: Kütahya Bülten Engelli Bireylerin Yanında Haber

Dünya Serebral Palsi Farkındalık Günü: Kütahya Bülten Engelli Bireylerin Yanında

Dünya Serebral Palsi Farkındalık Günü: Kütahya Bülten Engelli Bireylerin Yanında Her yıl 6 Ekim Dünya Serebral Palsi Farkındalık Günü, serebral palsi ile yaşayan milyonlarca bireye dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak amacıyla kutlanıyor. Serebral palsi, doğum öncesi, sırası ya da sonrasında meydana gelen beyin hasarına bağlı olarak ortaya çıkan, hareket ve duruşu etkileyen kalıcı bir rahatsızlık. Dünyada yaklaşık 17 milyon insan serebral palsi ile yaşıyor. Farkındalık İçin Yeşil Renk Serebral palsi farkındalığının sembolü “yeşil renk” olarak biliniyor. Bu gün kapsamında çeşitli etkinlikler, bilgilendirme kampanyaları ve dayanışma mesajlarıyla engelli bireylerin hayatlarına dikkat çekiliyor. Kütahya Bülten’den Dayanışma Mesajı Kütahya Bülten olarak serebral palsi başta olmak üzere tüm engelli bireylerin yanında olduğumuzu bir kez daha vurguluyoruz. Onların sosyal yaşamda daha fazla yer alabilmesi, eğitimden sağlığa her alanda eşit haklara sahip olması için toplumsal duyarlılığın artırılması gerektiğine inanıyoruz. Birlikte Daha Güçlüyüz Engelli bireylerin yaşam mücadelesinde yalnız olmadığını göstermek, onların sesini daha geniş kitlelere duyurmak hepimizin sorumluluğu. Dünya Serebral Palsi Farkındalık Günü, bu konuda toplumsal bilinci artırmak için önemli bir fırsat sunuyor.

Kütahya'lı kadınlardan Gazze için sessiz çığlık Haber

Kütahya'lı kadınlardan Gazze için sessiz çığlık

Kütahya'lı kadınlardan Gazze için sessiz çığlık Kütahya'da kadınlar, Gazze’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek için Zafer meydanında bir araya geldi. "Sessiz Çığlık Zinciri" adı verilen etkinlikte kadınlar, ellerindeki pankartlarla ve basın açıklamalarıyla Filistin halkına destek verdi Basın açıklamasında, İsrail’in Gazze’de uyguladığı abluka ve saldırılara karşı sessiz kalınamayacağı vurgulandı. Açıklamada, “Biz bugün bütün kimliklerimizden sıyrılarak; sadece kadın kimliğimizle buradayız. Çünkü bu mesele ne unvanlarla ne de rollerimizle ilgilidir. Bu mesele insanlık meselesidir” denildi. Kadınlar, dünyaya barış mesajı vererek “Barış kadınla mümkündür” ifadelerini kullandı. Açıklamada ayrıca şu ifadeler yer aldı: “Bazı sessizlikler vardır ki, arşı yere indirir. Ve bizim sessizliğimiz, Gazze’nin en gür çığlığı olacaktır.” 81 ilde aynı anda kurulan bu zincirin, Gazze’de evlatlarını kaybeden annelerin, babaların ve yetim kalan çocukların zinciri olduğuna dikkat çekildi. Katılımcılar, “İnsanlığını kaybetmeyen herkes bu zincirin bir parçasıdır” diyerek dayanışma çağrısı yaptı. Gazze’de yaşanan dramın altı çizilerek şu soruya dikkat çekildi: “Bu zulmü görmezden gelen herkese soruyorum: Kalbiniz nerede?” Etkinlikte ayrıca, Kur’an-ı Kerim’in Maide Suresi 32. ayeti hatırlatıldı: “Bir insanı öldüren, bütün insanlığı öldürmüş gibidir. Bir canı yaşatan, bütün insanlığı yaşatmış gibidir.” Türkiye’nin dört bir yanındaki kadınlar, meydanlardan tüm dünyaya şu mesajı gönderdi: “Nehirden denize özgür Filistin! Barış kadınla mümkün!”

Şaka Değil Gerçek Kenevir Bundan Sonra Eczanelerde Peynir Ekmek Gibi Satılacak Haber

Şaka Değil Gerçek Kenevir Bundan Sonra Eczanelerde Peynir Ekmek Gibi Satılacak

Türkiye, kontrollü bir şekilde eczanelerde tıbbi kenevir ürünlerinin satışına izin veren çığır açıcı bir yasayı yürürlüğe koydu. Sağlık Bakanlığı gözetiminde sadece reçeteyle satın alınabilecek bu ürünler, özellikle kronik rahatsızlıklarla mücadele eden hastalar için yeni bir umut ışığı olacak. Türkiye, sağlık sektöründe önemli bir dönüm noktasını daha aştı. AK Partili milletvekillerinin hazırladığı ve sağlıkla ilgili düzenlemeleri içeren 29 maddeli "Sağlıkla İlgili Bazı Kanunlarda ve 663 Sayılı KHK'da Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi" TBMM Genel Kurulu tarafından onaylandı. Bu düzenlemeyle birlikte, tıbbi kenevir türevlerinin sağlık sistemine entegrasyonu sağlanarak, kronik hastalıklarla mücadele eden hastalar için yeni bir umut kapısı açıldı. Kenevirin psikoaktif bileşeni 'THC' olarak adlandırılır, ve bu oranın yüzde 0,3'ün altında olması, maddenin uyuşturucu özelliği taşımadığını gösterir. Yalnızca eczanelerde parlak geleceği olan ürünler Yeni yasa, tıbbi kenevirden üretilen tıbbi ürünler, özel tıbbi amaçlı gıdalar, sağlık destek ürünleri ve kişisel bakım ürünlerinin sadece eczanelerde satılabilmesini öngörüyor. Eczane dışı satış kanalları, internet, aktar ve doğal ürün mağazaları gibi yerlere izin verilmeyecek. Sağlık Bakanlığı'nın sıkı denetiminde ruhsatlandırılacak bu ürünler, uyuşturucu etkisi olmayan ve THC oranı yüzde 0,3'ten az olan kenevir türlerinden elde edilecek. Bu oran, ürünlerin bağımlılık oluşturmayacağını garanti altına alır. Kenevirin ekimi ve tedarik süreci Kenevir ekimi ve hasadı Tarım ve Orman Bakanlığı'nın izniyle gerçekleştirilecek. Kenevir yetiştiriciliği, bakanlığın kontrolünde ve Toprak Mahsulleri Ofisi’ne (TMO) yapılan başvurular sonucunda izin alınarak yapılacak. Üreticiler, kapsamlı planlar ve resmi onaylarla süreçte yer alabilecek. Üretim süreci için detaylı planlar ve Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu'ndan alınacak izin belgeleri zorunludur. Bu, hem ürün kalitesini hem de güvenilirliği artırmak amacını taşır. Sağlık ve İçişleri Bakanlığı'nın etkin rolü Sağlık Bakanlığı, ürünlerin üretim, işleme, ruhsatlandırma ve satış süreçlerini düzenlemekle görevlendirilirken, İçişleri Bakanlığı ve Tarım ve Orman Bakanlığı'nın görüşleri doğrultusunda çıkarılacak yönetmelikle detaylı esaslar belirlenecektir. Ürünlerin tedarik zincirindeki tüm hareketleri, Sağlık Bakanlığı'nın İlaç Takip Sistemi (İTS) aracılığıyla elektronik ortamda takip edilecek. Mevzuata aykırı davranışlara sert yaptırımlar Bu sistem, ürünlerin üretiminden satışına, eczaneler arası geçiş işlemlerinden imhasına kadar tüm süreçlerin şeffaf ve güvenli bir şekilde izlenmesini sağlayacak. Mevzuata aykırı hareket edenlere, ürünlerin depoya satış fiyatının iki katı tutarında idari para cezası verilecek. Bir yıl içinde tekrarlanan ihlallerde ise bu ceza bir kat artırılarak uygulanacaktır. Tıbbi kenevirden fayda sağlayacak hasta profili Tıbbi kenevir ürünleri, özellikle kanser, multipl skleroz (MS), epilepsi ve kronik ağrı gibi ciddi sağlık problemleriyle mücadele eden hastalar için önemli bir destek kaynağı sağlayacak. Ürünler, yalnızca Sağlık Bakanlığı'nın belirlediği usullere uygun olarak, genelde kırmızı reçete ya da özel izinle elde edilebilecek. Bu, ürünlerin yalnızca tıbbi nedenlerle ve doktor kontrolünde kullanımını sağlayarak suistimal riskini minimuma indirecek. Tıbbi kenevirin bilimsel yararları Bilimsel araştırmalar, tıbbi kenevirin sağlık alanındaki potansiyelini gözler önüne seriyor. Özellikle kannabidiol (CBD) içeren ürünler, ağrı yönetimi, nörolojik bozuklukların semptomlarının azaltılması ve kemoterapi hastalarındaki kusma gibi yan etkilerin kontrol altında tutulmasında etkili. Uluslararası araştırmalar, tıbbi kenevirin kanser ve MS hastalarında yaşam kalitesini artırma potansiyeline sahip olduğunu gösteriyor. Çocukluk çağındaki dirençli epilepsi vakalarındaki olumlu sonuçlar da umut verici. Ancak, uzmanlar tıbbi kenevirin hastalıkları tedavi etmekten çok semptomları hafifletmeye odaklandığını ve her zaman hekim gözetiminde kullanılmasının gerekli olduğunu belirtiyor. Kronik Ağrı Yönetimi: Dünya Sağlık Örgütü'nün (WHO) 2018 tarihli raporuna göre, kannabidiol (CBD) ve düşük doz THC (tetrahidrokannabinol) içeren ürünler, kanser hastalarındaki kemoterapi bağlantılı ağrılar ve nöropatik ağrıların hafifletilmesinde etkilidir. ABD Ulusal Sağlık Enstitüleri'nin (NIH) desteklediği araştırmalar, tıbbi kenevirin kronik ağrı yönetiminde opioid kullanımını azaltabileceğini ortaya koyuyor. Özellikle geleneksel yöntemlere yanıt vermeyen vakalarda kanser hastaları için umut verici sonuçlar sağlıyor. Nörolojik Bozukluklar ve Epilepsi: Tıbbi kenevir, dirençli epilepsi türlerinde (örneğin, Dravet Sendromu ve Lennox-Gastaut Sendromu) kayda değer bir etkisi olduğu görülüyor. Avrupa İlaç Ajansı (EMA) tarafından onaylanan ve CBD içeriğine sahip Epidiolex adlı ilacın, çocukluk dönemindeki bu epilepsi türlerinde nöbet sıklığını azaltmada etkili olduğu gösterilmiştir. Sağlık Bakanlığı’nın referans aldığı bu çalışmalar, CBD'nin nöbet kontrolünde güvenilir bir seçenek olduğuna işaret ediyor. Multipl Skleroz (MS) ve Spazmlar: WHO ve NIH, tıbbi kenevirin MS hastalarındaki kas spazmlarını ve spastisiteyi azaltma konusundaki etkinliğinin altını çiziyor. THC ve CBD birleşimini içeren Sativex adlı ilaç, EMA tarafından MS kaynaklı spastisite tedavisinde onaylandığı için hastaların yaşam kalitesini artırarak hareket kabiliyetini destekliyor. Kemoterapi Kaynaklı Bulantı ve İştahsızlık: Tıbbi kenevir, kemoterapi gören hastalarda bulantı ve kusmayı kontrol altına almada önemli bir destek sunuyor. NIH'nin yaptığı klinik çalışmalar, THC içeren ürünlerin iştahı artırarak kanser hastalarında kilo kaybını önleyebileceğini gösteriyor. Bu, ileri evre kanser hastalarında yaşam kalitesinin iyileştirilmesi açısından önemli bir katkı sunmaktadır. Anksiyete ve Uyku Bozuklukları: WHO raporlarına göre, CBD'nin anksiyete ve uyku bozukluklarını hafifletme potansiyeli olduğu belirtiliyor. Ancak, bu konuda daha fazla klinik araştırma gerekmektedir. Sağlık Bakanlığı, bu tarz kullanımların mutlaka doktor kontrolünde gerçekleşmesi gerektiğini vurguluyor.

Kıbrıs Barış Harekâtı’nın 51. Yılı: Kütahya’dan Bir Vefa Duruşu Haber

Kıbrıs Barış Harekâtı’nın 51. Yılı: Kütahya’dan Bir Vefa Duruşu

Bugün, milletçe yüreğimizde derin bir iz bırakan, tarihin akışını değiştiren bir günün yıl dönümündeyiz. 20 Temmuz 1974... Kıbrıs Türk halkının yok olmaya yüz tutmuş umutlarını yeniden yeşerten o sabah... Ve o sabah, Türkiye'nin her köşesinden, Kütahya’dan da bir ana dua ederek evladını askere uğurladı. Çünkü o gün, sadece bir sınırın ötesine geçilmedi; o gün, bir milletin vicdanı adaya ayak bastı. Kütahya’nın Evlatları da Oradaydı Kıbrıs Barış Harekâtı'na katılan nice Mehmetçik gibi Kütahyalı yiğitler de tarihin akışına yön verdi. Onların kahramanlıkları, bugün Kütahya’nın sokaklarında, anaların gözlerinde, dualarda yaşıyor. 51 yıl önce Kütahya’dan çıkan bir asker, sadece vatan toprağı için değil; mazlumun onuru, kardeşliğin dirliği için savaştı. Bu Harekât, Bir Milletin Vicdanıdır Kıbrıs Barış Harekâtı; emperyalist oyunlara karşı Türk milletinin “Biz buradayız” dediği andır. Sadece silahla değil, inançla, yürekle yapılmış bir barış çağrısıdır. Ve bu çağrı, Kıbrıslı Türk çocuklarının yüzünde yeniden tebessüm olmuş, annelere huzur, vatana onur getirmiştir. Kütahya’dan Şehitlerimize Minnet Bu anlamlı yıldönümünde, başta harekât sırasında şehit düşen kahramanlarımız olmak üzere, vefat eden tüm gazilerimizi rahmetle anıyor; hayatta olan gazilerimize sağlık ve huzur diliyoruz. Onların fedakârlığı, yalnızca bir adada değil, tüm Türk milletinin kalbinde sonsuza kadar yaşayacaktır. Kütahya Bülten olarak, Kıbrıs Barış Harekâtı’nın 51. yılında aziz şehitlerimizi bir kez daha rahmetle, kahraman gazilerimizi minnetle anıyoruz. Unutmadık, unutmayacağız.