Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Adalet

KUTAHYA BULTEN - Adalet haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Adalet haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Yeni Çağ Partisi Genel Başkanı Yaşar Çavdar: “Polise Uzanan El, Devlete Uzanmıştır” Haber

Yeni Çağ Partisi Genel Başkanı Yaşar Çavdar: “Polise Uzanan El, Devlete Uzanmıştır”

Yeni Çağ Partisi Genel Başkanı Yaşar Çavdar: “Polise Uzanan El, Devlete Uzanmıştır” Ankara’da, kamu düzeninin sağlanması amacıyla görev yapan bir polis memurumuzun, görevi başında maruz kaldığı vahşi saldırı sonucu şehit edilmesi; yalnızca emniyet teşkilatımıza değil, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin hukuk düzenine ve kamu otoritesine yönelmiş açık bir saldırıdır. Polis memuru Okan Keskin’in, kamu görevini ifa ederken darp edilmek suretiyle hayatını kaybetmesi; sıradan bir adli vaka olarak değerlendirilemez. Bu fiil, devletin meşru güç kullanma yetkisini temsil eden kolluk kuvvetine karşı işlenmiş ağır ve organize bir suç niteliği taşımaktadır. Hukuk devleti ilkesinin temel unsurlarından biri olan kamu görevlisinin görev güvenliği, bu olayla birlikte ciddi şekilde zedelenmiştir. Kolluk kuvvetleri; Anayasa’dan ve kanunlardan aldığı yetkiyle, vatandaşın can ve mal güvenliğini temin eden, kamu düzenini sağlayan ve devletin sürekliliğini temsil eden asli unsurlardır. Görev başındaki bir polis memuruna yönelen her türlü şiddet eylemi; devletin egemenlik yetkisini, hukukun üstünlüğünü ve toplumsal barışı hedef almaktadır. Bu nedenle söz konusu saldırı, yalnızca faile indirgenemez; ihmali, zafiyeti veya dolaylı sorumluluğu bulunan tüm unsurlar yönüyle ele alınmalıdır. Bu menfur olay, kamuya açık alanlarda görev yapan kolluk personelinin güvenliğine ilişkin mevcut uygulamaların ve denetim mekanizmalarının yeniden ve ciddiyetle değerlendirilmesi gerektiğini de açıkça ortaya koymuştur. Devletin, görev başındaki memurunu koruyamadığı her durum; kamu otoritesinin zayıflatılması anlamına gelir ki bu, hiçbir demokratik hukuk devletinde kabul edilemez. Soruşturma sürecinin; hiçbir baskı, yönlendirme ve gecikmeye mahal verilmeksizin, tüm yönleriyle, şeffaf ve etkin bir biçimde yürütülmesi; kamu vicdanının ve adalet duygusunun tesisi açısından zorunluluktur. Fail ya da faillerin yanı sıra, olayın gerçekleşmesinde ihmali bulunan kişi ve kurumların da hukuki sorumluluklarının titizlikle ortaya konulması gerekmektedir. Adaletin gecikmesi, adaletin zedelenmesi anlamına gelecektir. Yeni Çağ Partisi olarak açıkça ifade ediyoruz: Devletin kolluk gücüne uzanan elin karşısında suskun kalınamaz. Kamu görevlisine yönelik şiddete karşı caydırıcılığı olmayan bir hukuk düzeni, toplumsal düzeni koruyamaz. Bu nedenle benzer olayların tekrar yaşanmaması için cezai yaptırımların kararlılıkla uygulanması ve kamu görevlilerinin görev güvenliğinin mutlak surette sağlanması gerekmektedir. Aziz şehidimiz polis memuru Okan Keskin, görevini yerine getirirken hayatını kaybetmiş; devletine ve milletine olan sadakatini canıyla ispatlamıştır. Onun hatırası, yalnızca bir isim olarak değil; hukukun, düzenin ve devlet otoritesinin sembolü olarak yaşatılmalıdır. Bu vesileyle; şehidimize Allah’tan rahmet, kederli ailesine sabır, emniyet teşkilatımıza ve aziz milletimize başsağlığı diliyoruz. Kamuoyuna saygıyla duyurulur. Yaşar Çavdar Yeni Çağ Partisi Genel Başkanı

Yaşar Çavdar: “Bu Rakam Sosyal Devletin İflas Belgesidir” Haber

Yaşar Çavdar: “Bu Rakam Sosyal Devletin İflas Belgesidir”

Yaşar Çavdar: “Bu Rakam Sosyal Devletin İflas Belgesidir Yeni Çağ Partisi Genel Başkanı Yaşar Çavdar, 2026 yılının ilk altı ayında uygulanacak 18.939 TL’lik en düşük emekli maaşına ilişkin yazılı bir basın açıklaması yaparak iktidara sert eleştiriler yöneltti. Açıklanan rakamın ne adaletle, ne ahlakla ne de güven duygusuyla bağdaşmadığını ifade eden Çavdar, söz konusu maaşın sosyal devlet anlayışının açık bir iflas belgesi olduğunu söyledi. Yaşar Çavdar açıklamasında, “18.939 TL; kiraya, faturaya, temel gıdaya, ilaca ve insan onuruna yetmemektedir. Emekliler artık insanca yaşamayı değil, hayatta kalabilmeyi dahi hesaplamak zorunda bırakılmıştır” ifadelerini kullandı. Bu rakamın emeklilere örtülü bir “sabret ve sus” mesajı verdiğini savunan Çavdar, maaşları belirleyenlerin halkın gerçek yaşam koşullarından tamamen koptuğunu dile getirdi. “Bir kez olsun pazara çıkan, kira sözleşmesi imzalayan ya da ‘ilacı mı alayım, yemeği mi’ ikilemini yaşayan var mı?” diye soran Çavdar, özellikle engelli emekliler, kronik hastalar ve yalnız yaşayan yaşlılar için bu tutarın açlık sınırının da altında olduğunu vurguladı. Yeni Çağ Partisi’nin siyaset anlayışının Adalet, Ahlak ve Güven ilkeleri üzerine kurulu olduğunu belirten Yaşar Çavdar, “Bu artış bir iyileştirme değil, makyajlanmış bir sefalet politikasıdır. Bu anlayış sosyal devlet değil, sadaka düzenidir. Krizin bedeli emeklinin sırtına yıkılmaktadır” dedi. Emekliyi bir bütçe kalemi olarak değil, bu ülkenin onuru olarak gördüklerini ifade eden Çavdar, iktidara çağrıda bulunarak, “Emeklinin sabrını test etmeyi bırakın. Rakamlarla değil, insan hayatıyla yüzleşin. Emekliler lütuf değil, yıllarca verdikleri emeğin karşılığını istiyor” açıklamasında bulundu. Açıklamasının sonunda Yeni Çağ Partisi olarak bu adaletsizliği kabul etmediklerini ve susmayacaklarını belirten Çavdar, kamuoyuna saygıyla duyuruda bulundu.

Yeniçağ Partisi Genişletilmiş İl Başkanları ve MKYK Toplantısı Ankara’da Yapıldı Haber

Yeniçağ Partisi Genişletilmiş İl Başkanları ve MKYK Toplantısı Ankara’da Yapıldı

Yeniçağ Partisi Genişletilmiş İl Başkanları ve MKYK Toplantısı Ankara’da Yapıldı Yeniçağ Partisi’nin Genişletilmiş İl Başkanları ve MKYK Üyeleri Toplantısı, Ankara’da yoğun katılımla gerçekleştirildi. Toplantı, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Ardından il ve ilçe başkanları ile MKYK üyeleri kendilerini ve bölgelerini tanıttı. Toplantıda konuşan Yeniçağ Partisi Genel Başkanı Sayın Yaşar Çavdar, partinin kuruluş felsefesini ve siyasi duruşunu net ifadelerle ortaya koydu. “Biz Koltuk İçin Değil, Millet İçin Yola Çıktık” Genel Başkan Çavdar, konuşmasında Yeniçağ Partisi’nin hiçbir zaman makam ve mevki hedefiyle yola çıkmadığını vurgulayarak şu ifadeleri kullandı: “Biz bu yola ille de iktidar olalım, koltuk sahibi olalım diye çıkmadık. Milletin alkışını almak, şakşakçılık yapmak için de çıkmadık. Biz bu yola; adalet, ahlak ve güven için çıktık.” Merhum Muhsin Yazıcıoğlu’nun çizgisini rehber aldıklarını belirten Çavdar, “Onun serçe parmağının tırnağı kadar olabilmek bile bizim için büyük bir onurdur” dedi. “Kimseye Yapamayacağımız Bir Şeyin Sözünü Vermeyeceğiz” Yeniçağ Partisi’nin siyaset anlayışında vaat siyasetinin değil, sorumluluk siyasetinin olduğunu ifade eden Çavdar, teşkilatlara da açık çağrıda bulundu: “Kimseye yapamayacağınız şeylerin sözünü vermeyin. Kimsenin vebalini almayın. Ben yapabileceğimin sözünü veririm, yapamayacağım hiçbir şeyin sözünü vermem.” “Gençler, Eğitim ve Ahlak Büyük Tehlike Altında” Konuşmasında Türkiye’deki gençlerin durumu, eğitim sistemi ve toplumsal yozlaşmaya da dikkat çeken Çavdar, özellikle çocukların karşı karşıya kaldığı risklerin altını çizdi. “Gençlerimiz, çocuklarımız büyük bir tehlike altında. Eğitim sistemi çökmüş durumda. Çocuklarımız geleceğini bu ülkede göremiyor. Bu tabloyu görmezden gelemeyiz.” “İttifak Olacak Ama İlkesiz Olmayacak” Yeniçağ Partisi’nin ittifaklara açık olduğunu ancak bunun ilke ve duruş temelinde olacağını belirten Çavdar, şu açıklamayı yaptı: “Evet, ittifak yapacağız. Ancak kimliğimizi, ahlakımızı ve çizgimizi kaybetmeden yapacağız. Hiç kimse bizim kiminle yol yürüyeceğimize karışamaz.” “Teşkilatın Temeli Mahallelerdir” Teşkilatlanma çalışmalarına da değinen Çavdar, gösterişten uzak, sahaya dayalı bir siyaset anlayışını benimsediklerini belirtti: “Bir partiyi ayakta tutan mahallelerdir. Taşıma kalabalıklarla değil, kendi halkıyla büyüyen teşkilatlar istiyoruz.” “Bu Parti Emeğin ve Liyakatın Partisidir” Konuşmasının sonunda disiplin ve liyakat vurgusu yapan Genel Başkan Çavdar, görevlerin geçici olduğunu hatırlatarak şunları söyledi: “Hiç kimse bulunduğu görevle övünmesin. Bugün genel başkan yardımcısı olan yarın olmayabilir. Önemli olan görev değil, emeğiniz ve duruşunuzdur.” Toplantı, teşkilat çalışmalarına ilişkin değerlendirmelerin ardından sona erdi.

Kadına Yönelik Şiddet Önlenebilir: Kütahya Barosu’ndan 25 Kasım Mesajı Haber

Kadına Yönelik Şiddet Önlenebilir: Kütahya Barosu’ndan 25 Kasım Mesajı

Kadına Yönelik Şiddet Önlenebilir: Kütahya Barosu’ndan 25 Kasım Mesajı Kütahya Barosu Kadın ve Çocuk Hakları Komisyonu, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü kapsamında önemli bir açıklama yayımladı. Komisyon, kadına yönelik şiddetin önlenebilir bir olgu olduğunu vurgulayarak, “Önlenebilir şiddete göz yummak, yaşam hakkına ilişkin pozitif yükümlülüklerin ihlalidir.” mesajını verdi. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından 1999 yılında ilan edilen 25 Kasım, Mirabal Kardeşler’in anısından güç alarak her yıl dünya genelinde kadınlara yönelik şiddete karşı ortak sesin yükseldiği gün olarak kabul ediliyor. Bu gün, yalnızca bir anma günü değil; artan şiddet vakalarının, cezasızlık algısının ve görmezden gelinen eşitsizliklerin bir kez daha gündeme taşındığı kritik bir farkındalık günü niteliği taşıyor. “Kadına yönelik şiddet münferit değil, toplumsal bir olgu hâline geldi” Komisyon açıklamasında, Türkiye’de kadına yönelik şiddetin artık bireysel olaylardan çıkarak toplumsal bir sorun hâline geldiğine dikkat çekti. Evde, okulda, işyerlerinde, sokakta ve hatta adliye koridorlarında dahi kadınların şiddete maruz kaldığına vurgu yapıldı. Alınan koruma kararlarının çoğu zaman kâğıt üzerinde kaldığı, yargı süreçlerinin geciktiği ve kimi zaman hiç işletilmediği ifade edilerek, her bir kadın cinayetinin devletin yaşam hakkını koruma yükümlülüğünü yerine getiremediğinin acı bir göstergesi olduğunun altı çizildi. “6284 sayılı Kanun eksiksiz uygulanmalıdır” Kadına yönelik şiddetle mücadelede en önemli yasal dayanaklardan biri olan 6284 sayılı Kanun’un eksiksiz ve etkin uygulanması gerektiği hatırlatıldı. Kolluk kuvvetlerinin ve yargı mercilerinin görevlerini toplumsal cinsiyet eşitliği perspektifiyle yerine getirmesi gerektiği ifade edildi. Açıklamada ayrıca, İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme kararının yarattığı koruma boşluğunun, artan şiddet vakalarında somut şekilde hissedildiği belirtildi. “Şiddet önlenebilir; bunun için pozitif yükümlülüklerin yerine getirilmesi şarttır” Komisyon, kadına yönelik şiddetin önlenebilir olduğuna dikkat çekerek şu noktalara işaret etti: Pozitif yükümlülüklerin eksiksiz yerine getirilmesi, Eşitlikçi politikaların hayata geçirilmesi, Kadınların yaşam hakkının vazgeçilmez bir değer olarak görülmesi, Engelli kadınlar ve çocuklar da dahil olmak üzere tüm kadınların adalete erişiminin güvence altına alınması, Koruma ve destek mekanizmalarının herkes için erişilebilir hâle getirilmesi. Bu nedenle kadına yönelik şiddetle mücadele politikalarının kapsayıcı, erişilebilir ve uluslararası sözleşmelere uygun olması gerektiği vurgulandı. “Kadına yönelik şiddet tüm toplum için bir adalet ve demokrasi sınavıdır” Kütahya Barosu Kadın ve Çocuk Hakları Komisyonu, kadına yönelik şiddetin yalnızca bir “özel alan” sorunu olmadığını, kamusal bir sorumluluk olduğunu belirterek devletin tüm kurumlarını göreve çağırdı. Av. Pınar Kısa imzasıyla yayımlanan açıklamada şu ifadeye yer verildi: > “Kadınlara yönelik şiddet önlenebilir. Yaşam hakkını korumak ertelenemez bir pozitif yükümlülüktür. Yaşam hakkı kutsaldır, eşitlik vazgeçilmezdir, adalet geciktirilemez bir sorumluluktur.”

78 Canın Hesabı Soruldu: Kartalkaya Davasında Emsal Niteliğinde Karar Haber

78 Canın Hesabı Soruldu: Kartalkaya Davasında Emsal Niteliğinde Karar

78 Canın Hesabı Soruldu: Kartalkaya Davasında Emsal Niteliğinde Karar Bolu’daki Grand Kartal Otel yangını davasında mahkeme, tarihi bir karara imza attı. Otel sahibi Halit Ergül ve aralarında belediye yetkililerinin de bulunduğu 11 sanığa 34’er kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verildi. Mahkeme, hiçbir sanık hakkında iyi hal indirimi uygulamadı. Mahkeme Kararını Açıkladı: 11 Sanığa Ağırlaştırılmış Müebbet Bolu 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde, Bolu Sosyal Bilimler Lisesi spor salonunda özel olarak kurulan salonda yapılan duruşmada sanıklara son sözleri soruldu. Ardından mahkeme heyeti kararını açıkladı. Toplam 78 kişinin hayatını kaybettiği faciada, 20’si tutuklu 32 sanık yargılandı. Otel sahibi Halit Ergül dahil 11 kişi, ölen 34 çocuk için 34’er kez ağırlaştırılmış müebbet, diğer hayatını kaybedenler için de 44’er kez müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Ağırlaştırılmış Müebbet Cezası Alan Sanıklar Halit Ergül – Otel Sahibi Emine Ergül – Otel sahibinin eşi Elif Aras – Otel sahibinin kızı Ceyda Hacıbekiroğlu – Otel sahibinin kızı Emir Aras – Otel sahibinin damadı Zeki Yılmaz – Otel Müdürü Kadir Özdemir – Otel Muhasebe Müdürü Ahmet Demir – Gazele Otel Müdürü Sedat Gülener – Bolu Belediye Başkan Yardımcısı Kenan Coşkun – Bolu Belediyesi İtfaiye Müdür Vekili İrfan Acar – Bolu Belediyesi İtfaiye eri Mahkeme, cezaların tamamının üst sınırdan uygulandığını ve sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verdi. Salon Alkışlarla Yankılandı: Aileler Gözyaşlarıyla Kararı Karşıladı Kararın açıklanmasının ardından salon alkışlarla inledi. CNN TÜRK muhabiri Merve Tokaz, “Mahkeme hiçbir sanık için indirim uygulamadı. Aileler alkışlarla kararı destekledi, bazı sanık yakınları fenalık geçirdi.” dedi. Otel sahibi Halit Ergül’ün eşi Emine Ergül, karar sonrası baygınlık geçirdi. “Bu Karar Türk Hukuk Tarihine Geçecek” Yangında oğlunu kaybeden Danıştay 9. Daire Başkanı Abdurrahman Gençbay, kararı şöyle değerlendirdi: “Bugün verilen karar, Türk hukuk tarihinde emsal olacak nitelikte bir karardır. ‘Organize kötülük’ diye tanımladığımız bu sürece karşı yargı, güçlü bir mesaj verdi. Anneler artık adaleti mahşerde değil, bu dünyada gördüler. Verilen karar toplumda karşılık buldu.” Gençbay ayrıca, soruşturma izni verilen kamu görevlilerinin hâlâ görevde olmasını eleştirerek, disiplin soruşturması açılması gerektiğini vurguladı. “Bu Karar Türkiye’ye Örnek Olacak” Bolu Baro Başkanı Sinan Barut, davayı yakından takip ettiklerini belirterek şunları söyledi: “Beklediğimiz gibi karar olası kast üzerinden verildi. 34 çocuk için müebbet, diğer mağdurlar için 24 yıl hapis cezaları açıklandı. Cezalarda indirim yapılmadı. Bu karar, Türkiye’ye örnek olacak bir adalet göstergesidir.” Mağdur Ailelerinden Duygusal Tepkiler “Haklı, Adil, Yerinde Bir Karar” Yangında dört yakınını kaybeden Sıdıka Ersin Doğan, duygularını şu sözlerle anlattı: “Bu karar bir başlangıç. Bakanlıklarla ilgili soruşturmaların da başlatılmasını bekliyoruz. Mahkeme adil davrandı, adalet yerini buldu.” “Hakim İçeridekilerin Masallarına Kanmadı” Yangında kardeşi ve yeğenlerini kaybeden Gözlem Güngör ise şöyle konuştu: “Çok uğraştık, çok ağladık. Hakim çok adaletliydi, içeride anlatılanlara kanmadı. Bolu halkı bizi yalnız bırakmadı. Bu karar bize biraz olsun nefes aldırdı.” “Bu Karar Emsal Niteliğinde” Oğlunu kaybeden Zeynep Kotan, “Bu karar sadece bizim için değil, Türkiye için emsal olacak. Hep birlikte mücadele etmeye devam edeceğiz.” dedi. “Bu Örnek Bir Karar Olacak” Güngör ailesinden Şaban Filiz ise, “Dört evladımızı toprağa verdik ama adaletin yerini bulduğuna inanıyoruz. Bu karar Türkiye’ye örnek olacak.” ifadelerini kullandı. Adaletin Simgesi Oldu 78 kişinin yaşamını yitirdiği Grand Kartal Otel yangını davasında verilen karar, hem mağdur aileler hem de hukuk çevreleri tarafından “adaletin tecellisi” olarak değerlendirildi. Bu karar, Türkiye’de olası kast ve ihmale dayalı toplu ölümlerle ilgili davalarda emsal teşkil edecek nitelikte görülüyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.